
Welcome to Vice City. Welcome to the 1980s. From the decade of big hair, excess and pastel suits comes a story of one man's rise to the top of the criminal pile.
Modeled estimate, not a reported figure. How we estimate →
Prices
The United States storefront in every case, so this compares stores and not countries.
About
Genres
Stats
Languages: English, French, German, Italian, Spanish - Spain
Sums Google Play only; App Store publishes no volume signal, so the true total is higher by an unknown amount.
| Store | Price | Audience | Score | Chart | Est. revenue |
|---|---|---|---|---|---|
SteamYou are here | — | 29.7Kreviews | 93% | — | not modelled |
| $4.99 | 206.3Kratings | 65% | #32 | $20.4M | |
Engagement
Reviews
Themes across 221 recent reviews and how positive each mention is. A keyword signal, not full sentiment analysis.
Reviews
Classic stuff. Short, hard (on controller) and fun, no bloat.
I wanted my upcoming GTA 6 playthrough to be called "RETURNING to Vice City"... I've tried, I really did. The game is so buggy, glitchy, inconsistent on modern hardware. I've tried both a completely vanilla and a modded version of the game. I could make it through some inconviences, but after I stumbled upon "onmission = 1" bug? (idk I just know that it is some speedrunning technique at least in SA) which completely ♥♥♥♥♥♥ my save, I said ♥♥♥♥ this ♥♥♥♥. I didn't want to buy the definitive edition of the game and thankfully friend of mine had the original version in his library, which allowed me to play the game through the GODLY STEAM FAMILY but it turns out that it might have been a better experience to play the definitive one. gonna drop it for now, maybe will come back to it in the future. No neutral reviews so gotta choose a negative one.
Media
Related
Related
Price dynamics, follower growth, revenue and sales trajectories with interactive tooltips
This and every other Pro feature is free until October 20, 2026. A free account is all it takes.
| $4.99 |
| 16.8Kratings |
| 91% |
| #48 |
| not modelled |
Matched by title — a reused name can pair the wrong games. * is a critic aggregate. Prices and positions are each store's United States storefront; Epic charts worldwide. Audience and Score too, except Steam's, which is worldwide.
Hours played at review time, across 221 reviews with recorded playtime.
positive critical· bar length = how often the theme comes up
Yıl 2003 ya da 2004, tam hatırlamıyorum. Sessiz sakin bir çocuğum ama yerine göre mahallede potansiyel bir terörist gibi geziyorum. O zamanlar mahalle dediğin şey bugünkü gibi herkesin eve kapanıp telefonuna gömüldüğü bir yer değil. Abiler var, ablalar var, kardeşler var, top oynayan çocuklar var; akşam olunca herkes dışarıda. Mahalle canlı amına koyayım, herkes birbirini tanıyor. Bizim mahallede bir abimiz vardı, Özkan abi. Hâlâ komşumdur kendisi. Mahallede bilgisayar sahibi olan ilk adamlardan biriydi. Staj parasını biriktirmiş, gitmiş eve bilgisayar almış. Ben de meraklı bokum tabii. "Bu zımbırtı ne lan?" diye adamın başına dikildim. Özkan abi de beni severdi, "Gel bak bakalım" dedi. Girdim eve. Bilgisayar kurulmuş, ICQ açık, MSN açık, her yerden mesaj yağıyor. Kızlardan mesaj geliyor, adamın bilgisayarı benden daha sosyal. Benim o zamanlar hormonal olarak henüz ergenlik DLC'si açılmadığı için bunların hiçbir sikimde değil. Direkt "Abi oyun açsana" dedim. Adam da "Senin oynayabileceğin bir şey açayım ama 15 dakika" dedi. Üzerinde kadın logosu olan bir ikona tıkladı. Ekran karardı. Kocaman bir R çıktı. Ardından o meşhur ses: İİİİİHAAAAĞĞĞ! Sonra basslı müzik girdi ve ekran açıldı. Arabalar, motorlar, uçaklar, helikopterler, silahlar, palmiyeler, neonlar, sahil, gökdelenler... Benim kafa direkt: "Ulan bu ne?" Özkan abi tek tek anlatıyor, ben soruyorum, adam cevaplıyor. "Geçelim mi?" diyor, ben "Yok abi" diyorum. Adam sinematiği geçmek istiyor, ben bıraksa aynı introyu sabaha kadar izlerim. Sonny Forelli, Tommy Vercetti, Ken Rosenberg... Daha oyunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama ekrana kitlenmişim. Sonra Ken'in ofisinin önündeyiz. Tommy dışarı çıkıyor. Ben motora atlıyorum. Radyoyu açıyorum ve Michael Jackson — Billie Jean çalmaya başlıyor. İşte orada benim oyun kültürümün fişi çekildi, yerine başka bir sistem takıldı amına koyayım. Çünkü Vice City sadece oyun değildi. Bana bir dönem yaşatıyordu. Ben 1986'da yoktum, daha doğmamıştım bile ama Rockstar öyle bir atmosfer kurmuş ki sanki Miami'de doğmuşum, üç gündür kokain ticareti yapıyorum, akşamları da neon ışıkların altında motor sürüyorum. Güneş batıyor, Ocean Beach'in ışıkları uzakta, Tommy motorun üzerinde ve radyoda Billie Jean çalıyor. O an grafik düşünmüyorsun. Şehir oluşuyor kafanda. Vice City'nin olayı buydu. Şehir sadece görev yaptığın bir harita değildi. Yaşayan bir yerdi. Bazen görevi unutup beş dakika hiçbir sik yapmadan dolaşıyordun. Palmiyeler, pembe-mor gökyüzü, sahil, neonlar, Ocean Beach, Washington Beach, Little Havana, Viceport... Yıllar sonra bile bir manzara görüp "LAN EVET, BURASI!" diyorsun. Karakterleri de unutmak mümkün değil. Tommy Vercetti zaten başlı başına olay. Ray Liotta'nın sesiyle adam daha ilk dakikadan "Ben buraya turist olarak gelmedim" havasında. Ken Rosenberg panik halinde gezen bir avukat değil, sanki her an FBI kapısını kıracakmış gibi yaşayan bir adam. Lance Vance'in suratına baktığında bile "Bu herifte bir bokluk var" diyorsun. Sonny Forelli uzaktan bile tehdit. Ricardo Diaz ise tam bir manyak. Üstüne Avery Carrington, Phil Cassidy, Umberto Robina, Kent Paul ve Love Fist tayfası geliyor. Her karakterin ayrı bir tipi, ayrı bir sesi, ayrı bir manyaklığı var. Ve görevler... Rockstar'ın bazı görevlerde oyuncuya karşı kişisel husumeti olduğuna inanıyorum. Demolition Man. Ulan o RC helikopter neydi öyle? İlkokul çocuğuyum, karşıma koymuşlar nükleer fizik problemi. Helikopteri değil kendi hayatımı kontrol etmeye çalışıyordum. The Driver desen ayrı bela. Adamın arabası senden hızlı, senin araba virajda kızak gibi kayıyor. Bir de arkadan "Hadi Tommy!" diye bağırıyorlar. Tommy'nin içinden geçen küfürleri ben duyuyordum. Espresso-2-Go zaten sabır testi. Süre akıyor, polis peşinde, harita kafanda yok. Kafeleri ararken Vice City'yi değil kendi psikolojimi fethetmeye çalıştım. Ama sonra The Job geliyor, takım elbiseleri çekip banka soygununa gidiyorsun. Diaz'ın malikanesine baskın yapıyorsun. Tommy'nin yavaş yavaş kendi imparatorluğunu kurduğunu görüyorsun. İşte bütün o küfürleri unutturuyor oyun. Çünkü sonunda Ken'in ofisinin önünde motor süren adam değilsin artık. Malikânen var, işletmelerin var, paran var, adamların var ve şehirde sözün geçiyor. Ve radyolar... Ulan Vice City'nin radyoları bugün bile ayrı bir oyun. Flash FM'i açıyorsun; Out of Touch, Billie Jean, Self Control, Your Love, Video Killed the Radio Star gibi parçalar çalıyor. Bir yerden sonra "Ben GTA oynuyorum" hissi gidiyor, sanki 1986'da Miami'de üstü açık arabayla sahil boyunca gezen, saçına jöle basmış bir herif olmuşsun gibi hissediyorsun. Wave 103'e geçiyorsun; 99 Luftballons, Kids in America, I Ran (So Far Away) gibi parçalarla işin rengi tamamen değişiyor. New wave, synth-pop ve 80'lerin o kendine has havası giriyor. Özellikle I Ran başladığında şehirde motorla dolaşırken kendini resmen bir 80'ler klibinin içine atılmış gibi hissediyorsun. Fever 105'te Get Down Saturday Night başlıyor, bir anda Tommy mafya babası değil de Miami'de yaz tatiline çıkmış zengin amca oluyor. Disco, funk, soul ve R&B derken adamın suç imparatorluğunu falan unutup sahilde dans edesin geliyor. V-Rock'a geçiyorsun; I Wanna Rock, 2 Minutes to Midnight, Bark at the Moon, Peace Sells, Raining Blood... Araba kullanmıyorsun, savaşa gidiyorsun amk. Wildstyle Pirate Radio'da hip-hop ve electro, Radio Espantoso'da Latin ve mambo... Her istasyon şehrin başka bir yüzünü gösteriyor. Ve yıllar sonra bunun ne kadar büyük bir iş olduğunu anlıyorsun. Billie Jean duyduğunda Tommy'yi motorun üzerinde görüyorsun. Out of Touch başladığında Vice City yolları kafanda beliriyor. Self Control gece sürüşlerini getiriyor. Your Love, I Ran, Kids in America, 99 Luftballons, Video Killed the Radio Star... Bunları başka yerde duyduğunda beynin direkt Vice City'ye ışınlanıyor. Bir oyunun soundtrack'i nasıl olur da yirmi küsur yıl sonra insanın çocukluğuna açılan kapı olur amına koyayım? Seslendirme kadrosu da ayrı manyaklık: Ray Liotta, Tom Sizemore, Dennis Hopper, Burt Reynolds, Danny Trejo ve daha niceleri. Bugün böyle bir kadroyu oyuna koysan "Hollywood filmi mi çekiyorsunuz?" dersin. Tabii oyun kusursuz değildi. Bazı NPC'ler odun gibi geziyor, araç fiziği zaman zaman "mühendislik bölümünü ben yazmadım abi" seviyesine geliyor, bazı görevler saç baş yolduruyor. Ama bunlar Vice City'nin ruhunu değiştirmiyor. Çünkü Rockstar elindeki teknolojiyle sadece bir şehir yapmadı; kimliği olan bir şehir yaptı. Bugün grafikler daha iyi olabilir, dünyalar daha büyük olabilir. Ama Vice City'yi açıp Tommy'yi motorun üzerine bindirdiğinde, radyoyu açtığında ve o şarkılardan biri başladığında hâlâ aynı şey oluyor. Çünkü bazı oyunlar eskir. Bazı oyunlar ise çocukluğun içine gömülür. Vice City benim için ikinci grupta. Özkan abinin bilgisayarında gördüğüm o kocaman R logosundan, internet kafede saatlerce oynadığım günlere kadar bu oyun benim çocukluğumun bir parçası. Hatta bizim bilgisayarın gelmesine bir ay vardı ve ben adamı o kadar darlamıştım ki sırf ben susayım diye benimle internet kafeye geliyordu. Düşünsene: Adam staj parasını biriktirip bilgisayar almış, MSN'den kızlarla konuşuyor, ICQ'dan mesaj yağıyor. Karşısında da ilkokul birinci sınıftan bir çocuk: "ABİ VICE CITY AÇSANA." Adamın sabrı da en az Vice City kadar efsaneymiş amk. Bugün dönüp baktığımda iyi ki o bilgisayarın başına oturmuşum diyorum. Çünkü Vice City bana sadece GTA'yı sevdirmedi. Oyunları, müziği, filmleri, 80'leri ve açık dünyaların ne kadar büyülü olabileceğini sevdirdi. Yıllar geçti, ben büyüdüm, oyunlar büyüdü, grafikler manyaklaştı. Ama Tommy'yi motorun üzerine bindirip radyoyu açtığımda hâlâ içimden aynı şey geçiyor: "Ulan evet... İşte GTA bu."
Neon nights, palm trees, Tommy Vercetti, and one of the greatest soundtracks in gaming history. Vice City never gets old.
Classic
the driver is my favorite mission love from tel aviv ❤️❤️❤️
花了700大洋买的 真贵啊
看到这个评论,说明你已经不年轻了, 哦,朋友! 举杯怀念那个在童年无忧无虑玩游戏的自己吧。
the deluxo won't fly for some reason, but otherwise good game.
Vibes: the game. If you got this before it got delisted then you've got it made.
Selling now
See how fast this game is selling right now — estimated copies and revenue per day from recent review growth.
Active players
Estimated daily and monthly active players (DAU/MAU) modeled from peak concurrency.
Players by region
Where this game's players are, estimated from review languages.
Players also reviewed
The games this title's players most often review too — audience affinity.
Related
| Game | Estimated lifetime revenue | Reviews | Review score | Price |
|---|---|---|---|---|
| — | 14.9K | 86% | — | |
| — | 83.3K | 92% | — | |
| $14.6M | 203.8K | 83% | $5.99 | |
| — | 2.1M | 88% | — | |
| — | 17.3K | 94% | — | |
| — | 203.8K | 83% | — |